A Change of Seasons

Havalar serinledi sanki. Yatmadan önce balkona çıkıp güneşin doğuşunu, işe yetişmek için hızlı hızlı adımlarla ilerleyen insanları tepeden uzun uzun seyreden ben, şimdi hemen üşüyüp içeri giriyorum. Buzdolabındaki su şişesinin seviyesinin haftalardır değişmediğini farkettim dün. Yataktan kalkınca üzerime hırkavari bir giysi geçirmek alışkanlık oldu. Bilgisayarın yanındaki vantilatörü bile kaldırdım, toz olmasın diye.

Bir de okul başlıyormuş pazartesi günü. Daha iki gün önce yattığım saatte kalkıp otobüse binmem gerekecekmiş; kulemden aşağı inip yukarıdan izlediğim insanların arasına katılacakmışım tekrar. Otobüste, metroda, yollarda harcayacakmışım o çok değerli zamanımı yine.

Sankisi yok, hava basbayağı serinledi işte. Zaten benim de hava durumundan anlamam gerekmiyor mu, aynı bir doktorun hastasından anladığı gibi? Neyse. Üşüdüm, içeri gireyim artık.

"Bu sonbahar..." dedi adam; "Bu, baharların sonuncusu."

3 yorum var:

Tuana dedi ki...

Ben de bu aralar çok üşüyordum, sebebini ise kendimde arıyordum; ancak nutellanın sıvılığını kaybedip katılaşması ile anladım soğukların geldiğini.

Benim de başlıyor derslerim bugün ve yeni uyku düzenine alışamadım daha (nedense en sevdiğim saatler 24'den sonra başlıyor ki uykunun da en verimli olduğu saatlermiş), iki saat sonra gitmem lazımken daha uyuyamadım ben, öğlen vakitlerinde çıkacak gerçi bunun acısı.
Birkaç ay sonra havalar daha çok soğuyacak, havalarla birlikte yeni uyku düzenine alışacağız, her değişikliğe alıştığımız gibi...

Hımm baktım da, son gönderilerde hep yorumda bulunmuşum umarım rahatsızlık vermemişimdir :)

erengy dedi ki...

Rahatsızlık konusuna cevabımı başka bir şekilde vereyim ben. (:

Okulların açılışı ile ilgili çok sevdiğim şöyle de bir diyalog vardır:
– Okuldaki ilk günün nasıl geçti yavrum?
– Nee? Yarın yine mi gidicem!?

Tuana dedi ki...

Cevabımı çok hoş bir şekilde almış oluyorum,çok teşekkür ederim, öhm böyle çok hoşuma gitti bu :)

O diyalog'a benzer diyalog yaşıyorum her gün:

- Ne zaman geldin? (evde değildi de)
- Saate bakmadım.
- Eee dersin nasıl geçti? Ne yedin bugün? (en favori sorusudur) Kalk o pc başından da yanıma gelip anlat.
- İyi geçti anne, yanına geleceğim de ne olacak?
- Gel dediysem itiraz istemiyorum, çok durmaya başladın yine onun karşısında.
- Eöö tamam anne geliyorum, yani ne var ki konuşacak, aynı şeyler işte piff.

Böyle gidiyor işte :)